Ben Aslı.
Ege Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun bir diyetisyenim.
Mesleğe başladığımdan beri en sık duyduğum soru şu oldu:
“En hızlı zayıflatan diyeti söyler misiniz?”
Uzun süre bu soruya teknik cevaplar verdim. Kalori hesapları, örnek listeler, makro dağılımları…
Ama zamanla şunu fark ettim:
İnsanlar diyet değil, çözüm arıyor.
Ve çözüm çoğu zaman listede değil, bilinçte yatıyor.
Bu yüzden artık cevabım net:
Ben diyet değil, bilinçli beslenme anlatıyorum.
Bilinçli Beslenme Nedir?
Bilinçli beslenme yalnızca “kaç kalori aldım?” sorusuna cevap aramak değildir.
Yalnızca kilo vermek de değildir.
Bilinçli beslenme şunları içerir:
-
Yediğin besinin içeriğini bilmek
-
Açlık ve tokluk sinyallerini ayırt etmek
-
Duygusal açlıkla fiziksel açlığı karıştırmamak
-
Uzun vadeli sağlık perspektifiyle seçim yapmak
Çoğu danışanım yemekle savaş halinde geliyor.
Oysa yemek düşman değil. Sorun genellikle bilgi eksikliği ve yanlış alışkanlık döngüsü.
Diyetler Neden Uzun Süreli Başarısız Oluyor?
Çünkü çoğu diyet yasak temellidir.
Yasak → Baskı → Aşırı istek → Kontrol kaybı → Suçluluk
Bu döngü sürdürülebilir değildir.
Bilimsel yayınlar da gösteriyor ki sürdürülebilir olmayan beslenme modelleri uzun vadede kilo geri alımına yol açabiliyor. Harvard T.H. Chan School of Public Health’in yayınları sürdürülebilir beslenmenin önemini detaylı şekilde ele alıyor:
https://www.hsph.harvard.edu/nutritionsource/
Aç Mıyım, Sıkıldım Mı?
Bilinçli beslenmenin temel sorusu budur.
Fiziksel Açlık Belirtileri
-
Mide kazınması
-
Enerji düşüklüğü
-
Dikkat azalması
Duygusal Açlık Belirtileri
-
Ani ve spesifik yiyecek isteği
-
Stres sonrası yeme
-
Tokken tatlı arzusu
Eğer tokken belirli bir yiyeceğe yoğun istek duyuyorsanız, bu çoğu zaman fizyolojik değil psikolojik bir tetikleyicidir.
Bu ayrımı öğrenmek, bilinçli beslenme sürecinin en kritik adımıdır.
Makro ve Mikro Dengesi: Yasak Değil Denge
Beslenme siyah-beyaz değildir.
Makro Besinler
-
Karbonhidrat
-
Protein
-
Yağ
Mikro Besinler
-
Vitaminler
-
Mineraller
Karbonhidrat kötü değildir.
Sorun genellikle rafine karbonhidrat fazlalığıdır.
Yağ zararlı değildir.
Asıl problem trans yağ ve işlenmiş yağ tüketimidir.
Bilinçli beslenme, “tamamen kes” demez.
“Dozunu bil” der.
Öğün Atlamak Zararlı mı?
Bu soru sıkça gelir.
Öğün atlamak herkes için zararlı değildir.
Ancak kontrolsüz uzun açlıklar kan şekeri dengesini bozabilir.
Bazı kişiler aralıklı oruç modelinde iyi hissederken, bazıları için bu stres ve kontrol kaybı yaratabilir.
Beslenme bireyseldir.
Herkese uyan tek bir model yoktur.
Etiket Okuma: Gerçek Bilgi Market Rafındadır
Bir ürünü alırken ön yüzüne değil arkasına bakın.
-
İçindekiler listesi kısa mı?
-
Şeker ilk üç sırada mı?
-
Trans yağ var mı?
“Şekersiz” ifadesi bile her zaman şeker içermediği anlamına gelmez. Pazarlama dili bilimsel veri değildir.
Etiket okuma alışkanlığı bilinçli beslenmenin güçlü araçlarından biridir.
Su: En Basit Ama En Güçlü Destek
Su tüketimi hafife alınır.
Susuzluk bazen açlık gibi hissedilir.
Baş ağrısı, halsizlik, odaklanma zorluğu hafif dehidrasyon belirtisi olabilir.
Günde düzenli su tüketimi metabolik denge için temel destekleyicidir.
Kusursuzluk Tuzağı
%100 mükemmel beslenme diye bir şey yok.
Gerçekçi model:
%80 denge
%20 esneklik
Bu yaklaşım hem sürdürülebilirdir hem psikolojik baskıyı azaltır.
Çünkü katı sistemler kırılır.
Esnek sistemler devam eder.
Diyet Kısa Vadeli, Bilinç Kalıcıdır
Bir liste geçici sonuç verebilir.
Ama farkındalık alışkanlık oluşturur.
Kendinize şu soruları sormayı öğrenirseniz değişim başlar:
-
Neden yiyorum?
-
Ne yiyorum?
-
Ne kadar yiyorum?
-
Sonrasında nasıl hissediyorum?
Kilo kaybı sonuçtur.
Sağlık ise süreçtir.
Bilinçli beslenme bir hedef değil, yaşam biçimidir.
Ve en önemlisi:
Yemekle barışmadan bedenle barış olmaz.
Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.