Dijital Çağda Yeni Bir Sınıf Doğuyor: Teknolojiyi Kullananlar mı, Teknolojinin Kurallarını Koyanlar mı?

Bir zamanlar toplumdaki yerinizi büyük ölçüde neye sahip olduğunuz belirliyordu. Toprağınız, fabrikanız, sermayeniz veya çalıştığınız meslek… Bunlar yalnızca ne kadar kazandığınızı değil, hangi fırsatlara ulaşabildiğinizi de etkiliyordu. Dijital çağda ise bu tabloya yeni bir ayrım ekleniyor: Teknolojiyi kullananlar ve teknolojinin nasıl çalışacağına karar verenler. İlk bakışta aradaki fark çok büyük görünmeyebilir. Sonuçta bugün bir öğrenci

Google News Google News Flipboard Flipboard Sesli oku Yazıyı beğen Favorilere Ekle 0 Yorumlar
Daha fazla

Bir zamanlar toplumdaki yerinizi büyük ölçüde neye sahip olduğunuz belirliyordu. Toprağınız, fabrikanız, sermayeniz veya çalıştığınız meslek… Bunlar yalnızca ne kadar kazandığınızı değil, hangi fırsatlara ulaşabildiğinizi de etkiliyordu.

Dijital çağda ise bu tabloya yeni bir ayrım ekleniyor: Teknolojiyi kullananlar ve teknolojinin nasıl çalışacağına karar verenler.

İlk bakışta aradaki fark çok büyük görünmeyebilir. Sonuçta bugün bir öğrenci de yapay zekâ kullanabiliyor, küresel bir şirketin yöneticisi de. Bir esnaf internet üzerinden satış yapabiliyor, uluslararası bir marka da. Aynı uygulamalar, aynı ekranlar, benzer araçlar…

Fakat aynı aracı kullanmak, aynı güce sahip olmak anlamına gelmiyor.

Bir kişi yapay zekâyla işini hızlandırabilir. Başka biri, milyonlarca insanın hangi yapay zekâya erişeceğini, sistemin hangi verilerle eğitileceğini ve hangi özelliklerin ücretli olacağını belirleyebilir. Bir kullanıcı dijital platformda içerik üretir. Platformun sahibi ise o içeriğin kimlere gösterileceğini, hangi koşullarda gelir getireceğini ve ne zaman kaldırılacağını belirleyen kuralları koyar.

İkisi de dijital dünyanın içindedir. Ama aynı konumda değillerdir.

Yeni eşitsizlik, yalnızca teknolojiye erişmekle değil, teknolojinin işleyişi üzerinde söz sahibi olmakla ilgili olabilir.

Bu ayrımın önemli bir tarafı daha var. Geçmişte bir insanın mesleki becerisi, deneyimi ve emeği ona belirli bir bağımsızlık sağlayabiliyordu. Bugün ise aynı işi yapan iki kişi, kullandıkları sistemler nedeniyle çok farklı imkânlara sahip olabilir. Birinin elindeki araç, üretimini birkaç kat artırırken diğerinin kullandığı sistem pahalı, sınırlı veya erişilmesi zor olabilir.

Üstelik mesele yalnızca para değil. Kuralları koyanlar, hangi becerilerin değerli sayılacağını da etkileyebilir. Bir platformun algoritması değiştiğinde içerik üreticisinin geliri düşebilir. Bir yazılım güncellendiğinde bazı mesleklerin çalışma biçimi baştan aşağı değişebilir. Otomatik değerlendirme sistemleri devreye girdiğinde, insanların hangi ölçütlerle başarılı veya başarısız sayılacağı bile değişebilir.

Böylece teknoloji, yalnızca yapılan işi değil, işin değerini belirleyen ölçütleri de dönüştürür.

Elbette her teknoloji kullanıcısı güçsüz, her geliştirici de güçlü değildir. Küçük bir girişimci doğru araçlarla büyük şirketlerle rekabet edebilir; açık kaynaklı yazılımlar, ortak bilgi üretimi ve erişilebilir eğitim fırsatları gücün daha geniş kesimlere yayılmasını sağlayabilir. Dijital dünya, yeni kapılar açma potansiyelini hâlâ taşıyor.

Ancak bu fırsatların varlığı, güç dağılımının kendiliğinden adil olacağı anlamına gelmez. Çünkü bir teknolojinin ne kadar yaygın kullanıldığıyla, onun geleceğine kimin karar verdiği farklı meselelerdir.

Bir düşünün: Milyonlarca insan aynı dijital sistemde çalışıyor, öğreniyor, üretiyor ve para kazanıyorsa, o sistemin kurallarını değiştirme hakkı kimde olmalı? Yalnızca sistemi geliştiren şirkette mi? Yatırım yapanlarda mı? Yoksa hayatı o sisteme bağlı hâle gelen insanlarda da söz hakkı bulunmalı mı?

Belki de geleceğin sınıfsal ayrımı, yalnızca kimin daha çok kazandığıyla açıklanamayacak. Kimi insanlar teknolojinin sunduğu seçenekler arasında seçim yaparken, kimileri hangi seçeneklerin sunulacağına karar verecek.

Aradaki fark, birinin oyunu oynaması, diğerinin oyun alanını tasarlaması kadar büyük olabilir.

Ve gelecekte asıl ayrıcalık, en yeni teknolojiye sahip olmak değil, başkalarının hangi teknolojiye sahip olabileceğini belirleyebilmek olabilir.

Yazar Hakkında

Mehmet Ali Yılmaz 174 yazı

Dijital stratejist, içerik üreticisi ve yazar. Zekâ ve analizle şekillenen vizyonuyla dijital dünyada fark yaratan, düşünceyi derinleştiren ve etkileyici içerikler üreten biri.

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

0/30 karakter