Bildirimler

Hoş Geldiniz

Hesabınıza giriş yapın veya kayıt olun

kişisel gelişim

Aşırı Düşünmek (Overthinking)
65

Aşırı Düşünmek (Overthinking)

Senem | Koç Üniversitesi Psikoloji Aşırı düşünmenin ne olduğunu çoğumuz biliyoruz. Ama ne zaman başladığını fark etmek zor.Benim için bu fark ediş, Koç Üniversitesi’nde psikoloji okurken, bir derste verilen çok basit bir tanımla başladı: “Overthinking, çözüm üretmeyen düşüncenin tekrar tekrar dönmesidir.” O an anladım ki, ben uzun zamandır düşündüğümü sanıyordum ama aslında aynı noktada durup

senemekinci
senemekinci
Her Zaman İyi Hissetmek Zorunda mıyız? Toksik İyimserliğin Gölgesinde Duygusal Hakikat
59

Her Zaman İyi Hissetmek Zorunda mıyız? Toksik İyimserliğin Gölgesinde Duygusal Hakikat

Her Zaman İyi Hissetmek Zorunda mıyız? Toksik İyimserliğin Gölgesinde Duygusal Hakikat “Boş ver, her şeyin hayırlısı.”, “Senden kötüler de var, haline şükret.”, “Sadece pozitif düşün, gerisi gelir.” Bu cümleler tanıdık mı? Belki bir dost meclisinde, belki de sosyal medyada bir görselin altında karşımıza çıktılar. Çoğu zaman iyi niyetle, birini teselli etmek ya da moral vermek

Hüseyin Emre Demiralp
Hüseyin Emre Demiralp
İmposter Sendromu: Başarının Gölgesinde Yaşayan Sahtekarlık Sendromu
40

İmposter Sendromu: Başarının Gölgesinde Yaşayan Sahtekarlık Sendromu

  Başarı… Dışarıdan bakıldığında hayranlık uyandıran bir tablo. Ama bazı insanlar için başarı, kutlanması gereken bir durumdan çok, içten içe büyüyen bir korkunun fitilini ateşler: “Ya aslında yeterli değilsem? Ya insanlar gerçek yüzümü anlarsa?” Bu his, bir kusur ya da zayıflık değil; psikoloji literatüründe adı çok net: Imposter Sendromu (Sahtekârlık Sendromu). Buyrun bu sendromun kökenlerini,

Mehmet Ali Yılmaz
Mehmet Ali Yılmaz
İnsanların Tepkileri Sizinle Değil, Kendi İç Dünyalarıyla İlgilidir
61

İnsanların Tepkileri Sizinle Değil, Kendi İç Dünyalarıyla İlgilidir

Dört Anlaşma Işığında Bir Farkındalık Yolculuğu Günlük yaşamda karşımızdaki kişinin bir tavrını, eleştirel bir yorumunu ya da sadece sessizliğini çoğu zaman üzerimize alınırız. Bir yüz ifadesi veya bir suskunluk, sanki bizim değerimizle ya da yeterliliğimizle ilgiliymiş gibi gelir. Oysa gerçeklik çoğu zaman bundan çok farklıdır. Bu tepkilerin kaynağı biz değil; o kişinin kendi hikâyesi, yaraları,

Hüseyin Emre Demiralp
Hüseyin Emre Demiralp
Sınırlar Üzerine: ‘Hayır’ Demek Neden Özgürlüktür?
47

Sınırlar Üzerine: ‘Hayır’ Demek Neden Özgürlüktür?

Çoğumuz “hayır” kelimesini söylemekten korkarız. Söylediğimiz anda içimizde bir alarm çalar: “Bencil oldum. Sevimsiz oldum. Terk edilirim.” Bu alarm çocukluktan gelir. “Hayır” dediğimizde kaşların çatıldığını, ses tonunun değiştiğini, sevginin çekildiğini hatırlıyoruz. Böylece öğreniyoruz: Hayır demek = ilişkiyi riske atmak. Ama gerçek tam tersidir. Psikolojik olgunluğun en kesin göstergesi, sağlıklı sınır koyabilme becerisidir. Sınır koyamayan insan,

Hüseyin Emre Demiralp
Hüseyin Emre Demiralp
Yaşama Eylem Odaklı Yaklaşmak – Oblomov Üzerine Bir Bakış
66

Yaşama Eylem Odaklı Yaklaşmak – Oblomov Üzerine Bir Bakış

Hayatımızın birçok anında, harekete geçmek yerine ertelemeyi tercih ederiz. Yataktan kalkmak, bir projeye başlamak veya basit bir karar almak bile bazen devasa bir engel gibi görünür. Bu eylemsizlik hali, Ivan Goncharov’un klasik romanı Oblomov üzerinden incelendiğinde, yalnızca tembellik olarak açıklanamayacak kadar derin bir psikolojik boyut kazanır. Goncharov’un 1859’da yayımlanan bu eseri, başkarakter Ilya Ilyich Oblomov’un

Hüseyin Emre Demiralp
Hüseyin Emre Demiralp
Var Olmanın Sorumluluğunu Almak
42

Var Olmanın Sorumluluğunu Almak

Var Olmanın Sorumluluğunu Almak Hayat, bir dizi tesadüfün sonucu mu, yoksa bizim şekillendirdiğimiz bir tuval mi? Bu soru, insan varoluşunun en temel paradokslarından birine işaret eder. Pek çok kişi, günlük hayatın akışında kendini pasif bir izleyici gibi hisseder: İşler kötü gittiğinde suçlayacak bir dış etken ararız — kader, aile, toplum, hatta şanssızlık. Ancak kişisel büyümenin

Hüseyin Emre Demiralp
Hüseyin Emre Demiralp
Bilinçdışının Hükümdarları: Arketipler
37

Bilinçdışının Hükümdarları: Arketipler

İnsan ruhu, çoğu zaman yüzeydeki bilincin kapladığı dar alanda sınırlıymış gibi algılanır. Oysa bu, buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Su yüzeyinin altında çok daha geniş, derin ve güçlü bir dünya yatar: bilinçdışı. Bu bilinçdışının gerçek hükümdarları ise arketiplerdir – ruhsal imgeler, kadim kalıplar ve bizi içten yönlendiren evrensel figürler. 1. Jung’a Kısa Bir Yolculuk Carl Gustav

Hüseyin Emre Demiralp
Hüseyin Emre Demiralp
Küçük Adımların Büyük Dönüşümü: Günlük Rutinlerin Sessiz Gücü
38

Küçük Adımların Büyük Dönüşümü: Günlük Rutinlerin Sessiz Gücü

Bir sabah uyanıyorsun ve kararlısın: “Artık değişeceğim!” Belki sağlıklı beslenmek, belki spor yapmak, belki de ertelediğin bir alışkanlığı hayata geçirmek istiyorsun. İçinde ateşli bir istek, yepyeni bir başlangıç hayali… Ama birkaç gün sonra gerçeklik kapını çalıyor: Yorgunluk, motivasyon kaybı ve eski alışkanlıkların baştan çıkarıcı fısıltıları. Bir bakmışsın, yine aynı yerdesin. “Neden olmuyor?” diye soruyorsun. Radikal

Hüseyin Emre Demiralp
Hüseyin Emre Demiralp

Görünüm

Hoş Geldiniz

Hesabınıza giriş yapın

E-Bülten Aboneliği

Güncel haberlerden haberdar olmak için e-bültenimize abone olun