Tarih

Kadınlar Saltanatı’nın Yapısal Analizi: Güç Nasıl Doğdu, Neden Sürdü ve Nasıl Sona Erdi? (Bölüm 4)
Osmanlı Donanmasının Modernizasyonu ve Akdeniz Hakimiyeti: Barbaros Hayrettin Paşa’nın Stratejik Mirası
Mezarlıkların Tarihi: Ölüleri Şehirlerden Uzaklaştırma Fikri Nasıl Ortaya Çıktı?
Otellerin Tarihi: Yabancıların Geceleyebileceği Güvenli Yerler Nasıl Bir Sektöre Dönüştü?
Tarihte Deli İlan Edilen Hükümdarlar: Gerçekten Akıl Hastası mıydılar?
Balkan Seferleri ve Osmanlı Kültür Etkisi: Fethedilen Bölgelerde Toplumsal ve Kültürel Dönüşüm
Sümerler ve Mezopotamya: Tarihin İlk Medeniyeti
II. Mahmud Reformları: Devleti Kurtarırken Osmanlı’yı Nasıl Değiştirdi?
Standartların Tarihi: Ölçü, Ağırlık ve Saat Birliği Olmadan Modern Dünya Kurulabilir miydi?
Efsanevi Jumong: Kore Tarihinin Unutulmaz Kahramanı
Kütüphanelerin Tarihi: Bilgiyi Biriktirmek Medeniyetleri Nasıl Değiştirdi?
Rönesans Dönemi: Bilim ve Sanatda Sıçrama
Yavuz Sultan Selim ve Osmanlı-Safevî Mücadelesi: Halifeliğin Osmanlı’ya Geçişi
Haritaların İktidarı: Dünyayı Çizenler Dünyayı Nasıl Yönetmeye Başladı?
131

Haritaların İktidarı: Dünyayı Çizenler Dünyayı Nasıl Yönetmeye Başladı?

Haritaların İktidarı: Dünyayı Çizenler Dünyayı Nasıl Yönetmeye Başladı?       Bugün telefonumuzda bir harita uygulaması açıyor, birkaç saniye içinde dünyanın herhangi bir noktasını görebiliyoruz. Haritalar bize o kadar doğal geliyor ki onları sadece yön bulmaya yarayan araçlar olarak görüyoruz. Oysa tarih boyunca haritalar hiçbir zaman yalnızca coğrafyayı göstermedi. Onlar aynı zamanda iktidarın en güçlü

Muhittin Karadogan
Muhittin Karadogan
Takvimin İcadı: İnsanlık Zamanı Ölçmeye Nasıl Başladı?
99

Takvimin İcadı: İnsanlık Zamanı Ölçmeye Nasıl Başladı?

Takvimin İcadı: İnsan Zamanı Ölçmeye Başladığında Dünyayı Nasıl Değiştirdi?   Bugün cebimizdeki telefon ekranlarında tarih, saat ve takvim bilgisi önümüzde duruyor. Hangi gün toplantımız olduğunu, faturanın son ödeme tarihini, doğum günlerini, resmi tatilleri ve hatta yıllar sonrasındaki bir günü bile birkaç saniye içinde görebiliyoruz. Bu kadar sıradanlaşmış bir sistemin arkasında ise insanlık tarihinin en büyük

Muhittin Karadogan
Muhittin Karadogan
Tarihsel Revizyonizm: Gerçeği Düzeltmek mi, Geçmişi Yeniden Tasarlamak mı?
97

Tarihsel Revizyonizm: Gerçeği Düzeltmek mi, Geçmişi Yeniden Tasarlamak mı?

Tarih yeniden yazılıyor” cümlesi çoğu zaman dramatik bir uyarı gibi kullanılır. Ancak aslında tarih, doğası gereği sürekli yeniden yazılan bir alandır. Yeni belgeler bulunur, eski yorumlar sorgulanır, farklı perspektifler ortaya çıkar ve tarihsel olayların anlamı zaman içinde değişebilir. Bu durum tarih disiplininin doğal işleyişidir. Ancak tam da burada kritik bir sınır ortaya çıkar: Tarihi yeniden

Mehmet Ali Yılmaz
Mehmet Ali Yılmaz
Tarihin Sonu Tezi: Büyük Hikayeler Gerçekten Bitti mi?
114

Tarihin Sonu Tezi: Büyük Hikayeler Gerçekten Bitti mi?

yüzyılın sonlarına doğru entelektüel dünyada oldukça güçlü bir düşünce yayılmıştı: İnsanlık büyük ideolojik çatışmalar çağını geride bırakıyordu. Uzun süren savaşlar, sistem mücadeleleri ve devrimci kırılmalar sonunda yerini daha istikrarlı, daha rasyonel ve daha öngörülebilir bir düzene bırakacaktı. Liberal demokrasi ve piyasa ekonomisi küresel ölçekte baskın hale geldikçe, tarihsel çatışmaların da giderek azalacağı düşünülüyordu. Bu yaklaşım

Mehmet Ali Yılmaz
Mehmet Ali Yılmaz
Tarihsel Bellek, Unutma ve Sessizlik Politikaları Üzerine Modern Yaklaşımlar
89

Tarihsel Bellek, Unutma ve Sessizlik Politikaları Üzerine Modern Yaklaşımlar

Tarih çoğu zaman geçmişte yaşanan olayların kaydı olarak düşünülür. Ancak modern tarih teorisi ve bellek çalışmaları, tarihin yalnızca hatırlanan olaylardan oluşmadığını göstermiştir. Geçmiş aynı zamanda unutulanların, bastırılanların ve sistematik biçimde görünmez kılınanların da alanıdır. Bu nedenle tarihsel bilgi yalnızca “ne oldu?” sorusuyla sınırlı değildir. Aynı zamanda “ne unutuldu?”, “ne susturuldu?” ve “hangi deneyimler görünmez bırakıldı?”

Mehmet Ali Yılmaz
Mehmet Ali Yılmaz
Tarihsel Nedensellik ve Çoklu Belirlenim Problemi Üzerine Modern Yaklaşımlar
114

Tarihsel Nedensellik ve Çoklu Belirlenim Problemi Üzerine Modern Yaklaşımlar

Tarih yazımının en temel meselelerinden biri nedenselliktir. Bir olay neden gerçekleşti? Hangi faktör belirleyici oldu? Tarih farklı şekilde gelişebilir miydi? Bu sorular yalnızca tarih disiplininin değil, aynı zamanda insanın geçmişi anlamlandırma çabasının merkezinde yer alır. Çünkü tarih anlatısı büyük ölçüde olaylar arasında kurulan neden-sonuç ilişkileri üzerinden şekillenir. Ancak modern tarih teorisi, tarihsel nedenselliğin göründüğü kadar

Mehmet Ali Uçar
Mehmet Ali Uçar
Devlet Arşivleri ve Tarihin Kurumsal İnşası Üzerine Eleştirel Bir İnceleme
98

Devlet Arşivleri ve Tarihin Kurumsal İnşası Üzerine Eleştirel Bir İnceleme

Tarih çoğu zaman geçmişin tarafsız biçimde kaydedildiği bir alan olarak düşünülür. Bu anlayışta tarihçi, olayları araştıran ve belgeler üzerinden geçmişi yeniden görünür hâle getiren kişi olarak görülür. Ancak modern tarih teorisi ve arşiv çalışmaları, tarihsel bilginin yalnızca araştırmacıların yorumlarından oluşmadığını; aynı zamanda güçlü kurumsal yapılar tarafından şekillendirildiğini göstermiştir. Bu yapılar arasında en belirleyici olanlardan biri

Mehmet Ali Uçar
Mehmet Ali Uçar
Modern Tarih Yazımında Nesnellik Sorunu ve Anlatı Kurulumu
137

Modern Tarih Yazımında Nesnellik Sorunu ve Anlatı Kurulumu

Tarih uzun süre boyunca geçmişin tarafsız biçimde kaydedilmesi olarak değerlendirilmiştir. Bu anlayışa göre tarihçi, olayları dışarıdan gözlemleyen ve onları olduğu gibi aktaran nötr bir gözlemci konumundadır. Geçmiş yaşanmış, tarihçi ise yalnızca bu yaşanmışlığı kayıt altına almıştır. Özellikle klasik tarih anlayışı içerisinde bu yaklaşım güçlü bir kabul görmüştür. Ancak modern tarih teorisi, bu varsayımı ciddi biçimde

Mehmet Ali Yılmaz
Mehmet Ali Yılmaz
Stalingrad: Savaşın İnsanlığı Terk Ettiği Yer
114

Stalingrad: Savaşın İnsanlığı Terk Ettiği Yer

Tarihte bazı anlar vardır; takvim yaprağında sıradan bir tarih gibi görünmezler. Onlar bir çağın yönünü değiştirir, bir zihniyeti sona erdirir ve yeni bir dünyanın başlangıcını hazırlar. Stalingrad Muharebesi tam olarak böyle bir andır. Bu savaş yalnızca iki ordunun karşı karşıya geldiği bir cephe değildir. Stalingrad, II. Dünya Savaşı’nın kaderinin kırıldığı noktadır. 1942 yılında Alman orduları

Mehmet Ali Yılmaz
Mehmet Ali Yılmaz

Görünüm

Hoş Geldiniz

Hesabınıza giriş yapın

E-Bülten Aboneliği

Güncel haberlerden haberdar olmak için e-bültenimize abone olun