Edebiyat tarihi, insanoğlunun duygu, düşünce ve toplumsal dönüşümlerini estetik bir süzgeçten geçirerek geleceğe taşıyan en güçlü araçlardan biridir. Sanatçıların dünyaya, insana, doğaya ve sanatsal üretime bakış açıları zaman içinde değişmiş; bu değişimler belirli dönemlerde edebi akımlar (sanat akımları) olarak adlandırılan büyük düşünce hareketlerini doğurmuştur. Bir edebi akım; dönemin felsefi, siyasi, ekonomik ve bilimsel gelişmelerinden bağımsız düşünülemez.
Bu rehberde; Batı edebiyatında doğup Türk edebiyatını da derinden etkileyen ana edebi akımları, ortaya çıktıkları tarihsel koşulları, temel felsefelerini ve öne çıkan temsilcilerini detaylıca inceleyelim.
- 1. Klasisizm (Akılcılık ve Kuralcılık)
- 2. Romantizm (Duyguculuk ve Coşculuk)
- 3. Realizm (Gerçekçilik)
- 4. Natüralizm (Doğalcılık)
- 5. Parnasizm (Şiirde Gerçekçilik)
- 6. Sembolizm (Simgecilik)
- 7. Empresyonizm (İzlenimcilik)
- 8. Ekspresyonizm (Dışavurumculuk)
- 9. Sürrealizm (Gerçeküstücülük)
- 10. Eksistansiyalizm (Varoluşçuluk)
1. Klasisizm (Akılcılık ve Kuralcılık)
-
yüzyılın ortalarında Fransa’da Derebeylik düzeninin yıkılıp mutlak monarşinin kurulduğu dönemde ortaya çıkmıştır. Rönesans ile başlayan Antik Yunan ve Latin edebiyatına hayranlık, Klasisizm’in temelini oluşturur.
Bunu da okuyun
Servet-i Fünun Edebiyatı Nedir? Özellikleri ve Temsilcileri
-
Felsefi Arka Plan: Descartes’ın “Düşünüyorum, öyleyse varım” anlayışıyla biçimlenen akılcılık (rasyonalizm) hakimdir.
-
Temel Özellikleri:
-
Duygu ve hayaller bastırılır; akıl, sağduyu ve mantık tek rehber kabul edilir.
-
Sanat sanat içindir anlayışı benimsenir; amaç topluma ders vermek değil, estetik mükemmelliğe ulaşmaktır.
-
Eserlerde değişmeyen, ideal “insan tipi” işlenir. Soylu insan ana figürdür.
-
Dilde kusursuzluk aranır; kaba, argo veya niteliksiz sözcüklere yer verilmez.
-
Tiyatroda “üç birlik kuralı” (yer, zaman ve olay birliği) katı bir şekilde uygulanır.
-
-
Temsilcileri:
-
Dünya Edebiyatı: Molière, Corneille, Racine, La Fontaine, Boileau.
-
Türk Edebiyatı: Şinasi, Ahmet Vefik Paşa (Tanzimat 1. Dönem).
-
2. Romantizm (Duyguculuk ve Coşculuk)
-
yüzyılın ikinci yarısında, Klasisizm’in katı kurallarına ve akılcılığına bir tepki olarak doğmuştur. Fransız İhtilali’nin getirdiği hürriyet, eşitlik ve milliyetçilik akımlarıyla beslenmiştir.
-
Felsefi Arka Plan: Jean-Jacques Rousseau’nun doğaya dönüş ve özgürlük düşünceleri temel alınır.
-
Temel Özellikleri:
-
Aklın yerini duygu, hayal, coşku ve sezgiler alır.
-
“Sanat toplum içindir” görüşü benimsenir. Sanatçılar eserlerinde kendi kişiliklerini ve hislerini gizlemezler.
-
Klasisizm’in aksine halkın içinden her türlü insan esere dahil edilir. İyiler çok iyi, kötüler çok kötüdür (ak-kara çatışması).
-
Tiyatroda üç birlik kuralı yıkılmış; hem acıklı hem komik unsurları bir arada barındıran Dram türü doğmuştur.
-
Hristiyanlık mucizeleri, milli tarih, yerel renkler ve doğa tasvirleri geniş yer tutar.
-
-
Temsilcileri:
-
Dünya Edebiyatı: Victor Hugo (akımın ilkelerini belirlemiştir), Goethe, Schiller, Lord Byron, Puşkin, Aleksandr Düma.
-
Türk Edebiyatı: Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Abdülhak Hâmit Tarhan.
-
3. Realizm (Gerçekçilik)
-
yüzyılın ikinci yarısında, Romantizm’in aşırı duygusallığına ve hayalciliğine tepki olarak ortaya çıkmıştır. Sanayi Devrimi ve pozitif bilimlerin gelişimi bu akımı hazırlayan ana etkenlerdir.
-
Felsefi Arka Plan: Auguste Comte’un kurucusu olduğu Pozitivizm (olguculuk) felsefesine dayanır. Sadece gözlemlenebilen gerçekler esasa alınır.
-
Temel Özellikleri:
-
Gerçek hayat olduğu gibi, tarafsız bir gözle aktarılır. Sanatçı adeta bir gözlemci veya fotoğrafçı gibidir.
-
İnsanın kişiliğini oluşturan en önemli etkenin çevre olduğu kabul edilir; bu yüzden mekan ve insan tasvirleri psikolojik ve sosyolojik analizlerle desteklenir.
-
Üslup süssüz, açık ve nesneldir. Yazar kendi duygu ve düşüncelerini esere yansıtmaz.
-
Roman ve hikaye türü ön plana çıkmıştır.
-
-
Temsilcileri:
-
Dünya Edebiyatı: Balzac, Stendhal, Gustave Flaubert (Madame Bovary ile akımı olgunlaştırmıştır), Dostoyevski, Tolstoy, Çehov, Hemingway.
-
Türk Edebiyatı: Recaizade Mahmut Ekrem, Samipaşazade Sezai, Halit Ziya Uşaklıgil, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri Güntekin.
-
4. Natüralizm (Doğalcılık)
-
yüzyılın sonlarında Fransa’da Realizmin daha ileri ve radikal bir boyutu olarak doğmuştur. Gerçekçiliği bilimsel bir deney boyutuna taşımıştır.
-
Felsefi Arka Plan: Determinizm (nedensellik) ve Darwin’in evrim/soyaçekim kuramları temel alınır.
-
Temel Özellikleri:
-
Edebiyat bir bilimsel laboratuvar, yazar ise bir deneyci olarak görülür.
-
İnsanın kaderi genetik miras (soyaçekim) ve yetiştiği sosyal çevre tarafından belirlenir. Bireyin özgür iradesi yok sayılır.
-
Toplumun en karanlık, çirkin, yoksul ve suçla dolu kesimleri tarafsızca anlatılır (sokak dili ve argo edebiyata girer).
-
Sanat toplum içindir anlayışıyla toplumsal bozukluklar teşhir edilir.
-
-
Temsilcileri:
-
Dünya Edebiyatı: Émile Zola (kurucusu), Guy de Maupassant, Alphonse Daudet.
-
Türk Edebiyatı: Nabızade Nazım (Zehra), Hüseyin Rahmi Gürpınar.
-
5. Parnasizm (Şiirde Gerçekçilik)
-
yüzyılda Fransa’da Romantik şiire tepki olarak doğan, sadece şiirde görülen bir akımdır. Realizmin şiire uyarlanmış halidir.
-
Temel Özellikleri:
-
“Sanat sanat içindir” ilkesi katı bir şekilde uygulanır.
-
Şiirde duygu ve romantizm reddedilir; dış dünya, manzara, tarihsel olaylar ve nesneler nesnel bir şekilde tasvir edilir.
-
Biçim mükemmelliğine, ölçüye, kafiyeye ve kelime seçimine büyük önem verilir (heykeltıraş titizliği).
-
-
Temsilcileri:
-
Dünya Edebiyatı: Théophile Gautier, Leconte de Lisle, José-Maria de Heredia.
-
Türk Edebiyatı: Cenap Şahabettin, Tevfik Fikret, Yahya Kemal Beyatlı.
-
6. Sembolizm (Simgecilik)
-
yüzyılın sonlarında Parnasizm’e ve Realizm’e tepki olarak doğmuştur. Nesnel dünyanın olduğu gibi anlatılamayacağını, dış dünyanın ancak kişide bıraktığı izlenimlerle kavranabileceğini savunur.
-
Temel Özellikleri:
-
Dış dünya doğrudan değil, simgeler (semboller), mecazlar ve örtülü anlatımlarla aktarılır. Anlam kapalılığı esastır.
-
Şiirde musiki ve ritim her şeyden önemlidir. Şiir, sözden ziyade musikiye yakın bir sanat olarak kabul edilir.
-
Alacakaranlık, hüzün, durgun göller, sararmış yapraklar ve gece gibi kapalı temalar sıkça işlenir.
-
-
Temsilcileri:
-
Dünya Edebiyatı: Charles Baudelaire, Arthur Rimbaud, Paul Verlaine, Stéphane Mallarmé.
-
Türk Edebiyatı: Ahmet Haşim (en önemli temsilcisi), Cenap Şahabettin, Ahmet Hamdi Tanpınar.
-
7. Empresyonizm (İzlenimcilik)
-
yüzyılın sonunda önce resimde, ardından edebiyatta ortaya çıkmıştır. Dış dünyada var olan nesnelerin sanatçıda bıraktığı izlenimleri ve ruh halini yansıtmayı amaçlar.
-
Temel Özellikleri: Sanatçı dış dünyayı olduğu gibi değil, kendi ruh süzgecinden geçirerek anlatır. Nesnel gerçeklik reddedilir, kişisel algı ön plandadır.
-
Temsilcileri: Paul Verlaine, Rainer Maria Rilke; Türk edebiyatında Ahmet Haşim.
8. Ekspresyonizm (Dışavurumculuk)
-
yüzyılın başında Sanayi Çağı’nın getirdiği makineleşmeye, yalnızlaşmaya ve I. Dünya Savaşı’nın yarattığı deşarete tepki olarak Almanya’da doğmuştur.
-
Temel Özellikleri: İnsanın iç dünyasını, çığlığını, kaygılarını ve ruhsal bunalımlarını dışa vurmayı hedefler. Gerçekliği bozar ve soyut anlatımlara başvurur.
-
Temsilcileri: Franz Kafka, James Joyce, Thomas Stearns Eliot.
9. Sürrealizm (Gerçeküstücülük)
1924 yılında André Breton tarafından yayımlanan bildiriyle ortaya çıkmıştır. Sigmund Freud’un psikanaliz kuramına dayanır.
-
Temel Özellikleri:
-
Sanatın kaynağı bilinçaltı, rüyalar ve hipnoz durumlarıdır.
-
Akıl, mantık, gelenekler ve ahlak kuralları sanatta bir engel olarak görülür.
-
“Otomatik yazı” tekniğiyle, akıl süzgecinden geçirilmeden akla gelen her şey noktalama işaretleri bile kullanılmadan yazılır.
-
-
Temsilcileri:
-
Dünya Edebiyatı: André Breton, Louis Aragon, Paul Éluard.
-
Türk Edebiyatı: Garip Akımı (Orhan Veli ve arkadaşları) ve özellikle İkinci Yeni şairleri (Cemal Süreya, Ece Ayhan vb.).
-
10. Eksistansiyalizm (Varoluşçuluk)
II. Dünya Savaşı’nın yarattığı büyük yıkım ve umutsuzluk ortamında Fransa’da ortaya çıkan felsefi ağırlıklı bir edebi akımdır.
-
Felsefi Arka Plan: Jean-Paul Sartre’ın “Varoluş özden önce gelir” felsefesine dayanır. İnsan önce var olur, ardından yaptığı seçimlerle kendi özünü ve kaderini oluşturur.
-
Temel Özellikleri: İnsanın özgürlüğü, seçim yapma zorunluluğu, bunun getirdiği bunalım, yabancılaşma ve saçma (absürt) kavramları işlenir.
-
Temsilcileri:
-
Dünya Edebiyatı: Jean-Paul Sartre, Albert Camus, Simone de Beauvoir, Franz Kafka.
-
Türk Edebiyatı: Yusuf Atılgan, Oğuz Atay, Ferit Edgü.
-

Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.