Bazen bütün gün evde otururuz, fiziksel olarak neredeyse hiçbir şey yapmayız ama akşam olduğunda kendimizi tükenmiş hissederiz.
Ortada yoğun bir iş, uzun bir yürüyüş ya da ağır bir fiziksel efor yoktur.
Yine de yorgunuzdur.
Çünkü yorulmak için her zaman bedenimizi çalıştırmamız gerekmez. Zihin de sürekli meşgul olduğunda insanın enerjisini tüketebilir.
Zihin Hiç Durmadığında
Gün boyunca onlarca şeyi aynı anda düşünmek zorunda kalabiliriz.
Yapılacak işler, verilecek kararlar, cevaplanmamış mesajlar, işte yaşanan bir sorun, aileyle ilgili meseleler, gelecekle ilgili planlar…
Bunların her biri tek başına büyük bir problem olmayabilir.
Fakat hepsi aynı anda zihnimizde açık kaldığında ortaya bir tür zihinsel yük çıkar.
Üstelik insan yalnızca düşünürken değil, düşünceler arasında sürekli geçiş yaparken de yorulabilir.
Bir işe odaklanmaya çalışırken telefona bakmak, sonra başka bir sorunu düşünmek, ardından yeniden işe dönmek…
Beyin sürekli olarak dikkatini yeniden düzenlemek zorunda kalır.
Sonuçta günün sonunda “Hiçbir şey yapmadım ama çok yoruldum” hissi ortaya çıkabilir.
Sürekli Hazır Olma Hali
Zihinsel yorgunluğun bir başka kaynağı da sürekli tetikte olmaktır.
Telefonun çalmasını beklemek, birinden gelecek cevabı düşünmek, kötü bir haber ihtimalini hesaplamak veya gün içinde çıkabilecek sorunlara karşı kendimizi hazırlamak…
Beden hareketsiz olsa bile zihin dinlenmiyor olabilir.
İnsan dışarıdan sakin görünürken içeride sürekli bir şeyleri kontrol etmeye çalışabilir.
“Bunu unutmayayım.”
“Şunu da halletmem gerekiyor.”
“Ya işler ters giderse?”
Bu düşünceler tek tek bakıldığında önemsiz görünür.
Fakat zihnin gün boyunca hiç boşluk bırakmadan çalışması, dinlenme hissini ciddi biçimde azaltabilir.
Zihinsel Yorgunluk Neden Bedensel Hissedilir?
Zihin ve beden birbirinden tamamen ayrı sistemler değildir.
Uzun süreli zihinsel gerilim kişinin uyku düzenini, dikkatini, motivasyonunu ve genel enerji hissini etkileyebilir.
Bu nedenle zihinsel olarak yorulan biri gerçekten fiziksel bir ağırlık hissedebilir.
Kalkmak istemez.
Bir işi başlatmak zor gelir.
Basit kararlar bile gereğinden fazla enerji ister.
Hatta bazen insan neye yorulduğunu bile açıklayamaz.
Çünkü ortada tek bir büyük olay yoktur.
Yorgunluk, gün boyunca biriken küçük zihinsel yüklerin toplamıdır.
Dinlenmek Her Zaman Telefonu Bırakmak Değildir
İlginç olan şu ki, fiziksel olarak dinlenirken bile zihnimizi dinlendirmiyor olabiliriz.
Saatlerce sosyal medyada gezinmek, sürekli yeni bilgiler tüketmek veya bir ekrandan diğerine geçmek bedeni hareketsiz bırakabilir ama dikkati çalıştırmaya devam eder.
Gerçek zihinsel dinlenme bazen daha fazla uyaran almak değil, uyaranların azalmasına izin vermektir.
Bir süre hiçbir şeyi çözmeye çalışmamak…
Her düşünceyi tamamlamak zorunda hissetmemek…
Her bildirime cevap vermemek…
Ve zihne sürekli yeni bir görev vermemek.
Çünkü insanın her an üretken, ulaşılabilir ve dikkatli olması mümkün değildir.
Bazen Yapmamız Gereken Şey Hiçbir Şey Yapmamaktır
Modern hayat bize boş kalmanın bile verimsizlik olduğunu düşündürebiliyor.
Oysa zihnin boşluğa da ihtiyacı vardır.
Her sessizlik bir fırsata, her boş dakika bir göreve, her dinlenme anı yeni bir üretime dönüştürülmek zorunda değildir.
Bazen yorgunluğun çözümü daha iyi organize olmak değil, zihnimizde açık bıraktığımız dosyaların bazılarını kapatmaktır.
Çünkü insan yalnızca yaptığı işlerden yorulmaz.
Düşündüğü, beklediği, kontrol etmeye çalıştığı ve bir türlü zihninden çıkaramadığı şeylerden de yorulur.
Bu yüzden “Bugün ne yaptım da bu kadar yoruldum?” sorusunun cevabı bazen yaptıklarımızda değil, bütün gün zihnimizde taşıdıklarımızdadır.

Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.