Vicdan Doğuştan mı Gelir, Sonradan mı İnşa Edilir?
Bir çocuğa “Bu yaptığın yanlış.” dediğinizde gerçekten neden yanlış olduğunu mu anlamlandırmaya mı çalışır , yoksa yalnızca ceza almaktan mı korkar? Ya da bu ikisi arasında kafası mı karışır?
Bu soru, vicdanın kaynağını anlamak için iyi bir başlangıçtır. Çünkü vicdan dediğimiz şeyin doğuştan mı geldiği, yoksa yaşadığımız çevre tarafından mı şekillendiği uzun zamandır tartışılıyor.
Hepimiz bazı davranışları doğru, bazılarını yanlış olarak görürüz. Ancak bu yargılar her toplumda aynı değildir. Bir kültürde normal kabul edilen bir davranış, başka bir kültürde ciddi bir ahlak sorunu olarak görülebilir. Bu durum, vicdanın en azından bir bölümünün yaşadığımız çevreden etkilendiğini gösteriyor.
Bununla birlikte, sadece kurallarla açıklanamayacak durumlar da vardır. Kimsenin görmediği bir yerde bile yanlış yaptığını hisseden insanlar vardır. Bazen ortada ceza yoktur, ayıplanma ihtimali de yoktur. Yine de insanın içini rahatsız eden bir ses ortaya çıkar. İşte vicdanı ilginç yapan da budur.
Belki de vicdan, doğuştan gelen tek bir özellik değildir. Doğuştan getirdiğimiz bazı eğilimler; ailemiz, yaşadığımız toplum ve hayat tecrübelerimizle birleşerek zaman içinde şekillenir. Bu yüzden vicdan, sabit bir yapıdan çok gelişen bir pusulaya benzer.
Belki de asıl önemli soru, vicdanın nereden geldiği değildir. Asıl soru, onu gerçekten dinleyip dinlemediğimizdir. Çünkü insan bazen neyin doğru olduğunu bilir; buna rağmen kendi çıkarını seçer. Vicdanın varlığıyla ona göre yaşamak, her zaman aynı şey değildir.

Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.