Kendini Suçlamak mı Sorumluluk Almak mı? Aradaki Hayati Fark

Kendini suçlamak, çoğu zaman sorumluluk almakla karıştırılır. Dışarıdan bakınca benzer gibi görünürler. İkisi de “Burada bir yerde yanlış yaptım” noktasında başlar. Ama iç dünyada ulaştıkları yer tamamen farklıdır. Bir hata olduğunda iki yol açılır:İçindekilerListeyi göstermek için tıklayınKendini Suçlamak Sessiz Bir Yük Gibi BaşlarKendini Suçlamak Neden Rahatlatmaz?Sorumluluk Almak Daha SessizdirNeden Çoğumuz Kendini Suçlamayı Seçiyoruz?Kendini Suçlayan İnsan

Google News Google News Flipboard Flipboard Sesli oku Yazıyı beğen Favorilere Ekle 0 Yorumlar
Daha fazla

Kendini suçlamak, çoğu zaman sorumluluk almakla karıştırılır. Dışarıdan bakınca benzer gibi görünürler. İkisi de “Burada bir yerde yanlış yaptım” noktasında başlar. Ama iç dünyada ulaştıkları yer tamamen farklıdır.

Bir hata olduğunda iki yol açılır:

Bu iki yol arasındaki fark ince ama hayatidir.


Kendini Suçlamak Sessiz Bir Yük Gibi Başlar

Kendini suçlamak bağırarak gelmez. Genelde sessizdir. İç ses şeklinde konuşur:

  • “Niye yine böyle oldu?”

  • “Ben zaten hep böyleyim.”

  • “Benden zaten bu beklenirdi.”

Başta dürüstlük gibi görünür. Ama aslında çözüm üretmez. Yalnızca kişiliği hedef alır.

Kendini suçlamak, hatayı davranış olmaktan çıkarır ve kimliğe dönüştürür.
Yanlış bir eylem zamanla “Ben yanlışım” duygusuna dönüşür.

Psikoloji literatüründe suçluluk ve utanç ayrımı net biçimde yapılır. Özellikle Brené Brown bu ayrımı şöyle ifade eder:

  • Suçluluk: “Yanlış yaptım.”

  • Utanç: “Ben yanlışımdır.”

Kendini suçlamak çoğu zaman utanca dönüşür.

Dış kaynak https://brenebrown.com/articles/2013/01/15/shame-v-guilt/


Kendini Suçlamak Neden Rahatlatmaz?

Birçok insan içten içe şunu sanır:

“Yeterince kendimi suçlarsam borcumu ödemiş olurum.”

Ama gerçek şu:

Kendini suçlamak hafifletmez.
Aksine insanın üstüne çöker.

Bir süre sonra hiçbir şey değişmemiştir.
Sadece sen daha yorgunsundur.

Çünkü kendini suçlamak çözüm üretmez.
Sadece iç sesini sertleştirir.


Sorumluluk Almak Daha Sessizdir

Sorumluluk almak kendini suçlamak gibi saldırgan değildir. Ama kaçış da değildir.

Şu cümlelerle gelir:

  • “Burada payım var.”

  • “Bunu böyle yapmam iyi olmadı.”

  • “Bir dahaki sefere farklı davranabilirim.”

Burada dikkat etmen gereken şey şu:

Hata kabul edilir.
Ama kişi kendine saldırmaz.

Sorumluluk alan insan davranışına bakar, kimliğine değil.


Neden Çoğumuz Kendini Suçlamayı Seçiyoruz?

Çünkü bu dili erken yaşta öğreniriz.

Yanlış yaptığında azarlanırsın.
Hata yaptığında yüzler asılır.

Zihin şunu kodlar:

“Hata = Değersizlik.”

Sonra büyürsün. Ama iç ses çocuklukta öğrendiği dili konuşmaya devam eder.

Sorumluluk almak ise daha olgun bir duruştur.
Ve her olgunluk biraz cesaret ister.


Kendini Suçlayan İnsan Nasıl Hisseder?

Kendini suçlamak genelde şu duygularla birlikte gelir:

  • Sürekli eksiklik hissi

  • İyi giden şeylerde bile huzursuzluk

  • Sert, yargılayıcı iç konuşma

  • Geçmişe takılı kalma

Kişi dışarıdan güçlü görünür.
Ama iç dünyada sıkışmıştır.

Çünkü kendini suçlamak insanı durdurur.
Hareketsiz bırakır.


Sorumluluk Alan İnsan Ne Yapar?

Sorumluluk alan insan kusursuz değildir. Ama hareket edebilir.

  • Hatasını görür

  • Gerekirse özür diler

  • Gerekirse yön değiştirir

  • Aynı hatayı tekrarlamamak için sistem kurar

En kritik cümle şudur:

“Ben bu hatadan ibaret değilim.”

Modern psikolojide “öz şefkat” kavramı bu noktada önemlidir. Kristin Neff öz şefkati, sorumluluktan kaçmadan kişinin kendine insanca yaklaşabilmesi olarak tanımlar.

https://self-compassion.org/


İnce Ama Hayati Fark

Kendini suçlamak:

“Ben yanlıştım.”

Sorumluluk almak:

“Yanlış yaptım.”

Birincisi kimliği hedef alır.
İkincisi davranışı.

Birincisi insanı dondurur.
İkincisi insana hareket alanı açar.


Abi Gibi Son Bir Not

İnsan çoğu zaman kendine ne kadar sert olursa o kadar düzeleceğini sanır.

Ama gerçek değişim:

  • Dürüstlükle

  • Sakin bir analizle

  • Ve biraz da şefkatle olur

Kendini suçlamak kolaydır.
Çünkü tanıdıktır.

Sorumluluk almak ise daha zor ama daha sağlıklıdır.

Aradaki fark küçük görünür.
Ama insanın iç dünyasında yönü tamamen değiştirir.

Ve şunu hatırlamak gerekir:

Hata bir davranıştır.
Kimlik değildir.

Yazar Hakkında

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

0/30 karakter