Bir Şeyi Çok İstediğimiz Halde Neden Ona Yaklaşınca Geri Çekiliriz? Yaklaşma-Kaçınma Çatışmasının Psikolojisi

Bazen bir şeyi bütün kalbimizle isteriz. Bir ilişki, yeni bir iş, taşınmak, önemli bir karar ya da uzun zamandır hayalini kurduğumuz bir değişim… Fakat o şey gerçekten mümkün hale geldiğinde garip bir şey olur: Geri çekiliriz. Tam yaklaşacakken vazgeçer, bahaneler bulur veya bir anda daha önce fark etmediğimiz kusurları görmeye başlarız. Bunu da okuyun Sessizlik

Google News Google News Flipboard Flipboard Sesli oku Yazıyı beğen Favorilere Ekle 0 Yorumlar
Daha fazla

Bazen bir şeyi bütün kalbimizle isteriz. Bir ilişki, yeni bir iş, taşınmak, önemli bir karar ya da uzun zamandır hayalini kurduğumuz bir değişim…

Fakat o şey gerçekten mümkün hale geldiğinde garip bir şey olur: Geri çekiliriz.

Tam yaklaşacakken vazgeçer, bahaneler bulur veya bir anda daha önce fark etmediğimiz kusurları görmeye başlarız.

Bu çelişki aslında sandığımız kadar mantıksız değildir. Çünkü insan zihni aynı anda hem bir şeyin arzusunu hem de o şeyin yaratabileceği riski değerlendirebilir.

İstediğimiz Şey Yaklaşınca Neden Korkutucu Hale Gelir?

Uzaktaki bir hedef genellikle daha güvenlidir.

Çünkü henüz gerçekleşmemiştir. Onu zihnimizde istediğimiz gibi şekillendirebiliriz. Başarılı olacağımızı, mutlu olacağımızı, her şeyin yoluna gireceğini düşünebiliriz.

Ama hedef yaklaştığında belirsizlik ortadan kalkmaya başlar.

Artık mesele “Bunu istiyor muyum?” olmaktan çıkar ve “Bunu gerçekten yaparsam ne olacak?” sorusuna dönüşür.

Yeni bir işe başlamak başarısız olma ihtimalini, bir ilişkiye bağlanmak incinme ihtimalini, hayatını değiştirmek ise alıştığımız düzeni kaybetme ihtimalini beraberinde getirir.

Zihin bu noktada frene basabilir.

Arzu ile Korku Aynı Anda Çalışabilir

Yaklaşma-kaçınma çatışmasının temelinde tam olarak bu ikilik vardır.

Bir tarafımız hedefe doğru ilerlemek isterken diğer tarafımız olası sonuçlardan uzaklaşmak ister.

Bu yüzden kişi bazen kendi davranışına bile anlam veremez.

“Bunu yıllardır istiyordum. Şimdi neden istemiyormuşum gibi davranıyorum?”

Çünkü istemek ile hazır hissetmek aynı şey değildir.

Bir şeyi arzulamak, onun beraberinde getireceği sorumluluklara, belirsizliğe veya kayıplara hazır olduğumuz anlamına gelmez.

Üstelik geri çekilmek kısa vadede rahatlatıcıdır. Kararı ertelediğimiz anda kaygı azalır. Risk ortadan kalkmış gibi hissederiz.

Fakat bunun bedeli, istediğimiz şeyden tekrar uzaklaşmaktır.

Bazen Sorun İstekte Değil, Belirsizliktedir

İnsanların önemli bir kısmı aslında değişimden değil, değişimin kontrol edilemez sonuçlarından korkar.

Yeni bir adım atmak, mevcut hayatın dengesini bozabilir. Bu nedenle zihin tanıdık olanı korumaya çalışır.

Burada kritik soru şudur:

“Gerçekten bunu istemiyor muyum, yoksa istediğim şey gerçekleşirse başıma gelebileceklerden mi korkuyorum?”

Bu ikisini ayırmak önemlidir.

Çünkü bazen vazgeçmek doğru karardır. Bir şeyi istemediğimizi fark etmek sağlıklıdır. Fakat bazen de “istemiyorum” dediğimiz şeyin altında yalnızca korku vardır.

İnsan zihninin en ilginç çelişkilerinden biri burada ortaya çıkar:

Bizi istediğimiz şeye götüren yol, aynı zamanda bizi en çok korkutan yol olabilir.

Bu yüzden bazı hedeflerden neden uzaklaştığımızı anlamanın yolu yalnızca ne istediğimize bakmak değil, ona yaklaşınca neden geri çekildiğimizi de fark etmektir.

Yazar Hakkında

Mehmet Ali Yılmaz 161 yazı

Dijital stratejist, içerik üreticisi ve yazar. Zekâ ve analizle şekillenen vizyonuyla dijital dünyada fark yaratan, düşünceyi derinleştiren ve etkileyici içerikler üreten biri.

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

0/30 karakter