Neden Bir Şeyi Yasaklamak Onu Daha Çekici Hâle Getirebilir?

Bir çocuğa “Ona dokunma.” dediğinizde, çoğu zaman ilk yaptığı şey ona dokunmak olur. Bu yalnızca çocuklara özgü bir davranış değil. Yetişkinler de yasaklarla karşılaştığında benzer bir merak yaşayabilir. Normalde ilgimizi çekmeyen bir şey, erişilmez hâle geldiğinde birden daha önemli görünmeye başlayabilir. Çünkü yasak yalnızca bir sınır koymaz; aynı zamanda dikkatimizi o şeyin üzerine çeker. Bunu

Google News Google News Flipboard Flipboard Sesli oku Yazıyı beğen Favorilere Ekle 0 Yorumlar
Daha fazla

Bir çocuğa “Ona dokunma.” dediğinizde, çoğu zaman ilk yaptığı şey ona dokunmak olur.

Bu yalnızca çocuklara özgü bir davranış değil. Yetişkinler de yasaklarla karşılaştığında benzer bir merak yaşayabilir. Normalde ilgimizi çekmeyen bir şey, erişilmez hâle geldiğinde birden daha önemli görünmeye başlayabilir.

Çünkü yasak yalnızca bir sınır koymaz; aynı zamanda dikkatimizi o şeyin üzerine çeker.

Bir şeyin neden yasaklandığını merak ederiz. İçinde ne olduğunu, ne kaçırdığımızı ya da başkalarının neden ona ulaşabildiğini düşünmeye başlarız. Böylece daha önce sıradan olan bir nesne veya davranış zihnimizde özel bir konuma yükselir.

Burada ilginç olan, insanın bazen istediği şeyin kendisinden çok, ona ulaşamama durumuna tepki vermesidir.

Bu durum özgürlük duygusuyla da ilgilidir. Bir seçeneğin elimizden alındığını hissettiğimizde, o seçeneğe verdiğimiz önem artabilir. Daha önce hiç düşünmediğimiz bir tercihi savunmaya başlayabiliriz; sırf artık bize ait olmadığı için.

Tarihte bunun sayısız örneği var. Yasaklanan kitapların daha fazla merak edilmesi, sansürlenen sanat eserlerinin etrafında tartışmaların büyümesi ya da toplum tarafından hoş karşılanmayan davranışların bazı dönemlerde daha cazip hâle gelmesi tesadüf değil.

Fakat her yasak aynı sonucu doğurmaz. Bazı sınırlar insanı gerçekten uzaklaştırır. Bir davranışın tehlikeli olduğunu bilmek, onu deneme isteğini azaltabilir. Demek ki yasak ile arzu arasında otomatik bir ilişki yoktur.

Asıl belirleyici olan, yasağın bizde ne uyandırdığıdır.

Eğer yasak, gereksiz bir müdahale gibi görünüyorsa merakımız artabilir. Eğer arkasındaki gerekçeyi anlayabiliyorsak sınırı daha kolay kabul ederiz. Bu yüzden aynı kural bir insan için baskı, başka biri için makul bir güvenlik önlemi olabilir.

Yasakların bazen ters tepmesinin nedeni de burada yatıyor. İnsan yalnızca neyi yapacağını değil, neden yapamadığını da önemser. Kendisine bir açıklama verilmediğinde, boşluğu kendi varsayımlarıyla doldurur.

Belki de yasakların en güçlü tarafı, engelledikleri şeyden çok ona yükledikleri anlamdır. Bir şey ulaşılmaz olduğunda otomatik olarak değerli hâle gelmez; fakat zihnimizde daha fazla yer kaplamaya başlar.

Bu yüzden bazı kapılar kapatıldığında merakımız azalmaz. Tam tersine, kapının arkasında ne olduğunu düşünmeye başlarız. Bazen bizi çeken şey içeride olan değil, içeri girememektir.

Yazar Hakkında

Mehmet Ali Yılmaz 161 yazı

Dijital stratejist, içerik üreticisi ve yazar. Zekâ ve analizle şekillenen vizyonuyla dijital dünyada fark yaratan, düşünceyi derinleştiren ve etkileyici içerikler üreten biri.

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

0/30 karakter