Divan edebiyatı, benim gözümde Osmanlı döneminin en “ince işçilik” isteyen edebiyatıdır. Halk edebiyatı nasıl doğrudan, sade ve samimiyse; divan edebiyatı da bunun tam tersine daha süslü, daha kurallı ve daha sanatlı bir anlatım üzerine kuruludur.
Bu edebiyat anlayışı yaklaşık olarak 13. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Osmanlı coğrafyasında etkili olmuştur. Saray çevresinde, medrese eğitimi almış şairler tarafından geliştirilmiştir. Yani divan edebiyatı, halkın günlük konuşma diliyle değil; dönemin aydınlarının kullandığı ağır ve estetik bir dille yazılmıştır.
Divan Edebiyatının Temel Mantığı
Divan edebiyatında amaç, duyguyu olduğu gibi anlatmak değildir. Asıl amaç, o duyguyu en güzel, en zarif ve en sanatlı biçimde ifade etmektir. Bu yüzden anlatım çoğu zaman dolaylıdır, sembollerle ve benzetmelerle kurulur.
Bir şiiri okurken her şey açık açık söylenmez. Okurun düşünmesi, çağrışım yapması, alt anlamları yakalaması beklenir. Bana göre divan edebiyatını zor yapan da, özel kılan da tam olarak budur.
Divan Edebiyatının Genel Özellikleri
Divan edebiyatını tanımak için bazı temel özellikleri bilmek gerekir:
-
Yazılı bir edebiyattır
-
Şiir ön plandadır
-
Dil ağır ve sanatlıdır
-
Arapça ve Farsça kelimeler yoğundur
-
Nazım birimi genellikle beyittir
-
Aruz ölçüsü kullanılır
-
Belli kurallara ve kalıplara bağlıdır
-
Sanat yapmak esas amaçtır
Bu özellikler yüzünden divan edebiyatı herkes için kolay anlaşılır bir edebiyat değildir.
Divan Edebiyatında Konular
Divan edebiyatında işlenen konular çok geniş değildir ama derinliklidir. Aynı temalar, farklı bakış açılarıyla tekrar tekrar ele alınır.
En sık işlenen konular şunlardır:
-
Aşk
-
Sevgili
-
Doğa
-
Şarap ve meyhane
-
Din ve tasavvuf
-
Hayatın geçiciliği
-
Ölüm
Buradaki aşk genellikle gerçek bir kişiye duyulan aşk değildir. Daha çok ulaşılmaz, kusursuz ve ideal bir sevgili anlatılır. Bu sevgili bazen gerçek bir insan değil, bazen ilahi bir varlık olarak karşımıza çıkar.
Divan Edebiyatında Dil ve Mazmunlar
Divan edebiyatının dili ağırdır çünkü anlatım mecazlar ve kalıplaşmış benzetmeler üzerine kuruludur. Bu benzetmelere mazmun denir.
Örneğin:
-
Gül genellikle sevgiliyi temsil eder
-
Bülbül âşıktır
-
Gece ayrılığı simgeler
-
Şarap aşkı ya da ilahi coşkuyu anlatır
Bu simgeleri bilmeden divan şiirini anlamak zordur. Ama öğrendikçe şiirin derinliği de ortaya çıkar.
Divan Edebiyatının Nazım Biçimleri
Divan edebiyatında şiirler belli nazım biçimleriyle yazılır. En bilinenleri şunlardır:
-
Gazel
-
Kaside
-
Mesnevi
-
Rubai
-
Tuyuğ
-
Murabba
Her birinin kendine özgü kuralı, ölçüsü ve kullanım amacı vardır.
Divan Edebiyatı Kime Hitap Eder?
Divan edebiyatı daha çok saray çevresine, aydınlara ve eğitimli kişilere hitap etmiştir. Halkın günlük hayatını birebir anlatmak gibi bir derdi yoktur. Bu yüzden halk edebiyatı kadar geniş kitlelere ulaşamamıştır.
Ama bu durum, onun değersiz olduğu anlamına gelmez. Aksine, Türk edebiyatında estetik ve sanat anlayışının zirve noktalarından birini oluşturur.
Benim Gözümden Divan Edebiyatı
Bana göre divan edebiyatı, sabır isteyen bir edebiyattır. İlk okunduğunda zor gelir ama içine girildikçe zenginleşir. Her kelimenin, her benzetmenin bir anlamı vardır.
Bugün bile birçok şiirin, deyimin ve edebi anlayışın temelinde divan edebiyatının izlerini görmek mümkündür.
Kısaca Özetlersem
Divan edebiyatı:
-
Saray çevresinde doğmuş
-
Yazılı ve kurallı bir edebiyattır
-
Dili ağır ve sanatlıdır
-
Şiir ağırlıklıdır
-
Sanat yapma amacı taşır

Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.
1 Yorum
İçerik çok açıklayıcı olmuş işime yaradı teşekkür ediyorummm